İŞTE DETAYLAR

Özel sektörde maaşlar artıyor işte o flaş açıklama.. Ayrıntılar Haberin Detayındadır

Özel Sektörde Maaşlar Artıyor İşte O Flaş Açıklama

Asgari ücret ve memur artışından sonra yeni müjde: Özel sektör çalışanlarına da zam geliyor
Asgari ücrete yüzde 34’lük zam yapılması ve en düşük memur maaşının 22 bin liraya çıkarılmasının ardından özel sektör çalışanlarına da zam gelip gelmeyeceği merak konusu oldu. İşte uzmanların konu hakkındaki sözleri…

Yüzde 34’lük artışla 11 bin 402 liraya çıkarılan asgari ücret ile taban tutarı 22 bin liraya yükseltilen memur maaşı, özel sektör çalışanlarının beklentilerini artırdı. Özel sektörde de benzeri bir artışın gelip gelmeyeceği tartışılmaya devam edilirken, uzmanlardan konu hakkında dikkat çeken tahminler geldi.

Asgari ücretli, memur, emekli zamlarının ardından gözler özel sektörde ücret zamlarına çevrildi. İşyerlerinde asgari ücret referans alınıyor. Asgari ücretten düşük ödeme yapılamayacak.

SGK yakın takipte
Çalışanın maaşını asgari ücretten eksik yatıran işveren hem tazminat hem de ceza ödeyecek. Sosyal Güvenlik Kurumu önceki yıllarda olduğu gibi bordroları da yakından takip edecek.

Ücretin düşük gösterilerek prim kaçırılması, bir ay çalışan bir işçinin bordroda 15 gün çalışılmış gösterilmesi gibi kayıt dışı uygulamalara göz açtırmayacak. Maaşı düşük gösteren işveren hem tazminat hem de ceza ödeyecek.

Ayrıca eksik bildirdiği primleri de yatıracak. Kurum, geçen yıl yaklaşık 150 bin çalışana gönderdiği mesajlarla kazançlarında azalma olduğu uyarısında bulunmuştu.

Haklı fesih nedeni
Sabah’ta yer alan habere göre bordroda usulsüz uygulamalara karşı, çalışan haklı fesih kullanarak tazminat talep edebiliyor. Yapılan incelemelerde SGK bildirgesi kayıtlarında bazı işletmelerin usulsüz uygulamalara gittiği saptandı.

Bu usulsüz uygulamalara karşı Türk Ceza Kanunu, Borçlar Kanunu kapsamında 5 yıla kadar hapis istemiyle dava açılabiliyor. SGK, bordro üzerinden prim kaçırılmasını, eksik kazanç bildirilmesini kayıt dışılığın bir alt başlığı olarak tanımlıyor.

Personelin yaptığı iş kuruma meslek koduyla bildiriliyor. O mesleğe uygun prime esas kazanç belirleniyor. İşverenin yanlış kod beyanıyla düşük ücret göstermesi de suç teşkil ediyor.

Memur maaşına seyyanen zam 15 Temmuz’da
En düşük memur maaşını 22 bin liraya çıkaran torba teklifin bugün Meclis Genel Kurulu’nda görüşülmesi bekleniyor. Memurlar 15 Temmuz’da maaşlarını yüzde 17.55 zamlı alırken, seyyanen yapılan 8 bin 77 liralık ilave ödeme maaş hesaplarına daha sonra yatırılacak.

SSK ve Bağ-Kur emeklileri yüzde 25 zamlı maaşlarını normal zamanında alacak. Memur emeklileri temmuz maaşlarını almış oldukları için maaş farkları daha sonra hesaba yatacak.

Öte yandan asgari ücrete yapılan yüzde 34’lük ara zammın ardından özel sektörde çalışan milyonlarca kişi kendi ne olacağını merak ediyor.

Ekonomist Muhammet Bayram tahminini açıkladı. Bayram milliyet.com.tr’ye yaptığı açıklamada şu ifadeleri kullandı:

“Öncelikle asgari ücret zammı belli oldu ve sonrasında memur yapılacak olan zam da belirlendi. Asgari ücrete yapılan yüzde 34’lük zam enflasyon oranının üzerinde belirlendi.

Yüzde 19.77 olan enflasyon oranına karşın asgari ücretli yüzde 34 zam almış oldu ve böylelikle asgari ücret enflasyona karşı ezdirilmedi. Ayrıca işverene verilen destekler de artırıldı.

En düşük memur maaşı 22 bin TL olarak belirlendi
Bununla birlikte memurlara yapılacak zam da belli oldu, kamu işçilerine yüzde yapılan yüzde 45’lik zam ile birlikte en düşük memur maaşının net 22 bin TL olacağından bahsedilmişti. Buna ilişkin vaadi Cumhurbaşkanı Erdoğan seçim sürecinde vermişti. Şu anda en düşük memur maaşı 22 bin TL olarak belirlendi.

Memurlara seyyanen zam yapıldı. Normal şartlarda memura yüzde 17.55 oranında zam yapılması gerekiyordu. Devletimiz burada seyyanen bir zam yaptı. Bu durum en düşük memur maaşının yüzde 86 oranında artmasına, daha yüksek oranda maaş alanın ise yüzde 40’lar düzeyinde zam almasına sebebiyet verdi.

Özel sektöre yapılacak zamda alınacak referans değer
Özel sektör kendilerine yapılacak zammı merak ediyor. Özel sektöre yapılacak zammın referans değeri asgari ücrete yapılan zamdır.

Asgari ücrete yüzde 34 zam yapıldığı için bu seviyede bir zam yapılabilmesi öngörülebilir. Tabi memur maaşlarına bir önceki dönemde asgari ücrete yüzde 54 zam yapılırken memur maaşlarına yüzde 30’luk zam yapılmıştı. Bu dönemde memurlara daha fazla bir artış yapıldı.

Maksimum yüzde 34 seviyesinde
O nedenle memurlara yapılan zam tutarının özel sektöre yansımasının mümkün olmadığını düşünüyorum. Asgari ücret artış oranı referans değer olacaktır. O da maksimum yüzde 34 seviyesindedir.

İşverenler çalışanlarına bunun üzerinde bir artış yapabilirler. Maaş artışı çalışan ve işveren arasındaki anlaşmaya bağlıdır.

Mali Müşavir Ahmet Kurtuluş ise asgari ücret tahminini şöyle açıklıyor:

“Biz asgari ücreti 11 bin TL civarında bekliyorduk. Yüzde 30 civarında artış öngörüyorduk. Bunun üzerine çıkıldı. Refah payı artışı ile yüzde 34 oranında artış yapıldı. Burada sevindirici haber asgari ücret destek priminin 500 TL’ye çıkarılması işvereni rahatlatacaktır.

Bu artışın asgari ücretli için kötü bir gelişme olarak değerlendirilmesi imkansız. Ancak asgari ücrete yapılan yüksek artışın sektörde kayıt dışılığa yol açacağı ihmal edilmemelidir. Bu hususta gerekli önlemlerin alınması gerekiyor.

Asgari ücrette ortaya çıkan bu artış diğer ücretlerde bu oranda bir beklentiye yol açıyor. Beklenti üzerinde yapılan artış diğer ücretlere aynı oranda yaşanmadığı için asgari ücretle diğer ücretler arasındaki makas kapanmakta bu çalışma barışı açısından iyi değerlendirilmelidir.

Asgari ücrete yapılan zamlar diğer çalışanlara eşit oranda yansıtılmıyor maalesef. Örneğin geçen sene asgari ücrete yüzde 100 zam yapılırken diğer çalışanlarda bu oran yüzde 80-85’lerde kalmıştı. Bu durum ise şöyle bir oran olarak karşımıza çıkıyor. Asgari ücrete yapılan zamma göre diğer çalışanlara 15-20 puan daha düşük yansıtıldığı anlamına geliyor.

Bu 6 aylık süreçte değerlendirildiğinde asgari ücrete şu anda yapılan yüzde 30’luk zammın diğer çalışanlara yüzde 20-25 bandında gerçekleşeceğini öngörüyoruz.

Bu durum asgari ücretle diğer çalışanların arasındaki makasın daralması anlamına geliyor.”